|
Yilların Ardından
O bir insan,dahası o kendini akıllı sananlar için eğlence makinesi,stres topu yada komedi dükkanı..!
Güzel bir yaşam onun için anlam taşımaz, kimseye düşman değildir, kimseye de dost olmaz aslında.
O kendine bile yabancı...
Duyguları hep sansüre uğramış, yalancıdır gözyaşları...
Ufacık bir bakış boğazını düğümler.
Kimi özlediğini bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşar.
Ah!
İçinden dağıtmak gelir, dağıtamaz ya, o zaman kendini dağıtır.
Gözlerinin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kan kırmızılaşır.
Bakamaz kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreği...
Kalbi titrer, haykırır ama duyuramaz sesini... Yine de sardığı tütünde, yaktığı cigarada bulur mutluluğu...
O bir deli..!
Bulmacaya benzer.
Kimi zaman soldan sağa bir nota.
Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir tanrı.
O bir deli, geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyar…Fazla üzerine gidilmez,denemesi bile pahallıya patlar,başlar anaavrat dümdüz gitmeye.
Kimdenmi bahsediyoruz..!
Mehmet Kurumahmutoğlu’ndan…
Namı diğer İmiganun mametten; yani nurumdan,nurum…
Yukarıda bir delinin anatomisinden bahsetmeye çalıştık.
Nurumu tanımayan yoktur. Nami cevre koylere , hatta bolgeye yayilmisti.
Annesinin Hundezli olması,onu sık sık Hundez yollarına dökmüştür bir hayat boyu. her geçtigi koylerde misafir edilirdi… çayı cigarası ikram edilirdi. Şayet namaz vakti yakınsa cemaatle camiye girmeyi ihmal etmezdi yarım yamalak aldığı abdestle.
Köyümüzün gençleri rahat bırakmazdı onu gırgır şamata olsun diye. Bazen namazda pantolonunu aşağı indirmeler, sigarasina barut koymalar, sakallarini mi yakmadilar sandalyeden mi dusurmediler maskeyle mi korkutmadilar. Daha neler neler.... bazen kopan ayakkabısının topuğuna sekizlik çivi çakmalar.
Nurumun tepkisi genelde alışılagelen cinstendi.
Anaavrat dümdüz.
Gülüşürdü insanlar; aslında olmayan akıllarına
Epey eziyetler çekerdi ama sanki normal hayat onun için çekilmezdi.
Bir seferinde Abdulkerim abinin kahvesine yanaşmaya başladığı anda oradakiler karar alır;
-Aha mamet geluyi,hiç bişe yapmiyalum gayet sakin ve hurmetli davranalum,bakalum ne olacak.
Nurum gelir ve dili döndüğü kadarı ile selamını verir
Onu bir tabureye oturturlar,hoş geldin mamet derler.
Çayı hemen verilir cigarası ikram edilir ve havadan sudan muhabbetler devam eder
Zaman geçer, mamet sıkılmaya başlar çünkü;kimse ona takılmıyor oda susmak ve dinlemek zorunda kalıyor.
Bu davranışlar ona göre değildi. O kendisi ile ilgili bir şeyler istiyor,istiyorki alışkanlıklar devam etsin oradakilere iyi bir dümdüz gitsin.
Zaten bizimkilerde sıkılmaya başladılar; kendi kendilerine verdikleri sözü biri çıkıpta ihlal etsede gırgır şamata kopsa.
Nurum birden kizmaya baslar ananuzimi s… ta konusmayisunuz benla
Öylede oldu,Gerisi yine anaavrat..!
İşte böyle bir insandı dilden dile dolaşan imiganun mamet.
O hakkını helal etmezse belliki bir çok insanın işi zor olacak. Biz hakkımızı helal ettik,sende edersin inşallah nurum.
Sonraları taşındığı İstanbul’dada onu rahat bırakmadılar epeyde yaşlanmıştı ve orada vefat etti. Mezarı Kazlıçeşme mezarlığındadır.
Koyumuzun nesesiydi, simdilerde cok arar olduk . Allah rahmet eylesin.
|